Likör – Hayat İçeceği - Rejenere

Alkol sağlığa zararlıdır.

Likörler, hepimizin hayatlarına bir noktada girmiş alkollü içeceklerden. Genelde bir gayrimüslim komşu aracılığıyla hayatlarımıza giren likörlerin benim hayatıma giriş yollarından biri de bu oldu. Almanya birleşmeden önce Almanya’da pastanecilik yapan üst komşumuz Karen Teyze’nin salonundaki parlak bir arabada kendi yaptığı kurabiyelerin yanında cam şişede duran, bana ikram edilmeyen parlak bordo içeceğin tadını uzun yıllar boyunca içeceğe ancak uzaktan bakarak merak edebildim. Bu gizemli renkli içecek aynı zamanda çocukluğumda cumartesi akşamları ailecek gittiğimiz yemeklerde eve dönmeden önce Türk kahvesinin yanında yine sadece anneme ve babama ikram edilip bana sorulmayan yeşil içecek olarak da karşıma çıkıyordu. Çocukluğumda bir süre bende tadı ve yapılışı hakkında merak uyandıran bu iki likörün tarifini yazının sonunda vereceğim fakat önce biraz bu içecek nedir, ülkemizde nasıl yükselip nasıl arka plana atılmıştır onlardan konuşalım.

Kaynakça https://www.chowhound.com/recipes/homemade-amaretto-29035?page=2

En temelinde baktığımızda likör, meyve ya da ot esanslarının alkole geçirildikten sonra bu karışıma şerbet eklediğimiz bir tür alkollü refresher. Neli olursa olsun benzer mantıklarla ve süreçlerle üretilen ve dinlendikçe tatlanan bir içecek. Simyacılar nasıl ki ölümsüzlük iksirini yapmaya çalışıyorsa alkolden keyif alanlar için de en güzel likörü kendi elleriyle yapmaya çalışmak öncelikli amaçtır.

Reyhan Yaman’ın Likör Hikayeleri ve eski Tekel Fabrika Müdürü Cafer Özsezen’in Likörcülük kitapları bu alanda yazılmış en faydalı kitaplardan. Likörün tarihinin binlerce yılla anlatıldığı bilinse de Avrupa’nın likör öyküsü dizilere ve kitaplara konu olmuş Medici ailesiyle şekilleniyor. Baharat Yolu’yla getirttikleri esanslardan kendi tarifleriyle likör yapan ve bu alanda tekel olan aile, Fransa Krallığıyla aralarında oluşan bir evlilikle tariflerini Fransa’yla da paylaşıyor ve bu paylaşım yüzyıllar boyunca Fransızları likörde zirvede tutuyor.

Medici Ailesi. Kaynakça: https://www.walkaboutflorence.com/blog/meet-medici

Türkiye’deyse likör Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde yer alsa dahi Cumhuriyet’e kadar sistematiğe oturtulmamış, pazarlaması yapılamamış bir ürün. Cumhuriyet Dönemi’nde 1931 yılında Fransız mimar Robert Mallet-Stevens tarafından tasarlanan Mecidiyeköy Likör Fabrikası açılmış ve devlet eliyle likör üretimi başlamış. O dönemki kaynaklara göre şu an Ali Sami Yen Stadı’nın bulunduğu alanda 48000 metrekare üzerine kurulu fabrikada hammaddeler fabrika çevresinde üretilmekte ve direkt üretime alınmaktaymış. Fabrikanın kurulduğu dönem Fransız uzmanların danışmanlıklarıyla işleyen fabrika, 1940’lara gelindiğinde tamamen devletin kendi memurları tarafından döndürülmeye başlanmış. Bu dönemde Tekel Likörü başta Atatürk eliyle olmak üzere devlet tarafından da reklamı yapılmış ve dünyadaki diğer rakipleriyle yarışacak hale gelen bir içki olmuş. Hatta Cafer Özsezen’in kitabında Paşa Likörü’nün dünyadaki en büyük rakibi olan Kahlua likörünü piyasada geride bıraktığı, Tekel’in ürettiği votkanın da bir dönem Smirnoff’tan daha çok satmaya başladığı yazmakta. 50’lerin sonuna gelindiğinde Anadolu köylerinde dahi bolca tüketildiği, köylerde insanların çilek ve ahududu likörlerini yoğurda katıp ekmekle yediği yine gazetelerde yer bulmuş. Etiketlerin hepsinin özel olarak tasarlatıldığı Tekel Likörleri’nin etiketlerindeki emeği şu an ancak Chamlija şaraplarının etiketlerinde görebiliyoruz. Tüm bu ihtişamsa 90’lara gelindiğinde yerini kötü idarelere bırakmış, MEY özelleştirmesiyle devam eden süreç 2012’de Mecidiyeköy’deki fabrikanın da yıkılmasıyla devlet üretimi likör serüvenimiz kendi tarihinden tamamen koparak bitmiş.

Kaynakça: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/tekelin-tadi-kaldi-1332713

Gelelim ben niye liköre merak sardım? Aslında benim asıl isteğim şu hazır bira kitleriyle bira yapmaktı fakat bir türlü mevsimini yakalayamadım, o kadar şişeyi stoklamayı gözüm yemedi derken hiç yapamadım. Sonrasında geçen sene Levon Bağış’ın vişne likörü tarifi paylaşmasıyla canım aşırı şekilde çekti ve yapmaya başladım. 4 aylık beklemenin ardından ortaya çıkan şey hayatımda içtiğim en güzel şeylerden biriydi. Sonrasında ne yaparım nasıl yaparım derken tanıştığım ikinci likör olan naneli likörü denedim. Hammaddesinden kaynaklı şekilde vişnedeki patlamayı yakalayamamış olsam da lezzet olarak yine hoş bir içecek elde ettim. Alkolü zaten seven insanlar olduğumuz için tadı kötü bir votkayı ve birkaç gün içinde bozulacak olan bir meyveyi ya da otu birleştirerek ortaya inanılmaz lezzetli bir şey çıkarmanın hazzı eminim ki hepimizde benzer olacaktır. Burada her işte olduğu gibi dikkat etmemiz gereken şey iyi malzeme kullanmak. Kaliteli malzemeleri kendi damak tadınıza uygun şekilde oranladığınızda ortaya çıkacak olan likörün kötü olma olasılığı çok düşük. Gelelim tariflere:

Vişne Likörü:

  • 5 kg vişne
  • 2 kg toz şeker
  • 4 çubuk tarçın
  • 20 karanfil
  • 20 kakule
  • 2 litre %40 alkollü votka
  • 1,75 litre içme suyu

Vişnelerin saplarını kopartıp yıkadıktan sonra büyük bir cam kavanoza aralara şekeri bölüştürerek koyuyoruz. Güneşin altında 3-4 gün bekleyen ve suyunu salan vişneleri gördükten sonra kavanoza baharatları ve alkolü ekleyerek kavanozu sessiz, karanlık ve sevgi dolu bir yerde kış uykusuna yatırıyoruz. Ben eylül gibi başlattığım kış uykusunu Noel’e kadar devam ettirdim. Öneriler en az 45 gün sürmesi yönünde. Kış uykusu bittikten sonra açıp afiyetle içebilirsiniz. Vişneleri sakın atmayın. Size önerim bir duble Türk kahvesinin yanında 6 -7 tane vişne eşliğinde bir su bardağı vişne likörü içmenizdir.

Nane Likörü:

  • 5 bardak nane
  • 5 bardak %40 alkollü votka
  • 5 bardak su
  • 3 bardak şeker
  • 2 tatlı kaşığı limon suyu

Yıkadığımız ve nemini aldığımız naneleri bir kavanoza ekliyoruz ve eklediğimiz nane kadar votkayı kavanoza döküyoruz. Bu karışımı da kış uykusuna yatırıyoruz fakat farklı olarak bu kavanozu gün aşırı çalkalıyoruz. 1.5 ay sonunda nanenin tüm aroması votkaya geçmiş oluyor ve şerbeti eklemeye hazır oluyor. Şerbeti eklemeden önce karışımı tel süzgeç ve tülbentten geçirerek süzüyoruz. Ben yaptığımda naneyi ve bekletmeyi biraz fazla kaçırdığım için ağır kokulu ama lezzetli bir karışım ortaya çıkmıştı. Bunu azaltmak için karışımı, şerbeti de ekledikten sonra 2 gün havalandırdım. Eğer siz yaptığınızda da benzer bir sorun yaşarsanız bu şekilde ağır kokudan bir nebze kurtulabilirsiniz. Tadı zaten lezzetli oluyor o konuda bir endişeniz olmasın.

Bu tarifler dışında yapmak istediğim damla sakızı, portakal, bodrum mandalinası ve kahve likörü tariflerini denedikten sonra burada paylaşacağım. Umarım her şey ylunda gider ve lezzetli içecekler ortaya çıkarırım.

Bunu paylaş:

  • X
  • Facebook
Beğen Yükleniyor...

Từ khóa » Vişne Likörü Nasıl Yapılır Uzman Tv