(PDF) ÜNİTE M.Ö 6. YÜZYIL -M.S 2. YÜZYIL FELSEFESİ İLK ...

Academia.eduAcademia.eduLog InSign Up
  • Log In
  • Sign Up
  • more
    • About
    • Press
    • Papers
    • Terms
    • Privacy
    • Copyright
    • We're Hiring!
    • Help Center
    • less

Outline

keyboard_arrow_downTitleAbstractFirst page of “ÜNİTE M.Ö 6. YÜZYIL -M.S 2. YÜZYIL FELSEFESİ İLK MEDENİYETLERİN FELSEFESİNİN DOĞUŞUNA ETKİSİ”PDF Icondownload

Download Free PDF

Download Free PDFÜNİTE M.Ö 6. YÜZYIL -M.S 2. YÜZYIL FELSEFESİ İLK MEDENİYETLERİN FELSEFESİNİN DOĞUŞUNA ETKİSİProfile image of Zeynep KorkmazZeynep Korkmazvisibility

description

33 pages

descriptionSee full PDFdownloadDownload PDF bookmarkSave to LibraryshareShareclose

Sign up for access to the world's latest research

Sign up for freearrow_forwardcheckGet notified about relevant paperscheckSave papers to use in your researchcheckJoin the discussion with peerscheckTrack your impact

Abstract

İlk uygarlıkların yerleşim merkezi olan Fırat-Dicle ve Nil nehirlerinin kıyıları, aynı zamanda ilk bilimsel çalışmaların ortaya çıktığı yerlerdir. Felsefenin doğuşunda bir çok medeniyetin oluşturduğu bilgi birikimi etkili olmuştur.

... Read more

Related papers

20. YÜZYILIN İLK ÇEYREĞİNDE TÜRKİYE VE İNGİLTERE’DE EĞİTİMDE MERKEZİLEŞME ÇABALARI: KANUNLARIN KARŞILAŞTIRMALI OKUMASIElif Atlı, Ayşe Zişan Furat

Bu çalışmada Türkiye ve İngiltere'nin 1900-1925 yıllarındaki eğitim yönetiminde merkezileşmeyle ilgili yasama faaliyetleri karşılaştırılmaktadır. Çalışmanın amacı söz konusu dönemde çoğu ülkede yaygın bir sorun teşkil eden merkezi eğitim yönetimini

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightYÜZEY ARAŞTIRMALARI IŞIĞINDA MÖ II. YÜZYILDAN MS 10. YÜZYILIN BAŞLARINA KADAR BAYBURT VE ÇEVRESİOsman EMİR

YÜZEY ARAŞTIRMALARI IŞIĞINDA MÖ II. YÜZYILDAN MS 10. YÜZYILIN BAŞLARINA KADAR BAYBURT VE ÇEVRESİ*

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightDÜZCE'NİN ETNİK VE KÜLTÜREL TOPLULUKLARININ, 19. YÜZYIL ORTALARINDAN 20. YÜZYIL BAŞLARINA DÜZCE'NİN NÜFUS DEĞİŞİMİNE OLAN ETKİLERİNeo ZihiA

Düzce Tarih, Kültür ve Sanat Sempozyumu, 2023

Düzce Belediyesi tarafından 4 Ekim 2023 tarihinde “Konuralp Diyarı Düzce’nin 700. Yılı Anısına” düzenlediği ‘Düzce Tarih, Kültür ve Sanat Sempozyumu’ kapsamında sunulan bildiridir.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_right20. YÜZYIL BAŞLARINDA NÜFUS HAREKETLİLİĞİNİN SALGIN HASTALIKLARIN YAYILMASI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: TÜRKİYE’DE FRENGİ HASTALIĞI ÖRNEĞİismail hakkı üzüm

Tarihsel Süreçte Anadolu’da FRENGİ (SİFİLİZ), 2024

Her sınıf halkımızda, memleketin en ücra hanelerinden en muhteşem köşklerine kadar korkusuzca sokulan frengi, bütün uzmanlarımızı az çok alakadar etmektedir. Çeşitli tehditlerine rağmen gizli ve karanlık cinsi münasebetlerin artması, insanların bu hastalığa karşı olan ilgisizliği ve kayıtsızlığı, dikkatsizliğimizin kötü neticeleri, hastalığın yaygınlaşmasına ve sonuç olarak hastalığın yayılmasına neden olmaktadır. Frenginin ne olduğu bilinse, doktora müracaatın faydaları bilinse, tedavisi muntazaman şekilde takip edilse, sıradan hastalıklar arasında yer alacağı şüphesizdir. Hastalığa yakalanmamak, frengiden kurtulmak, usulüne göre tedavi olmak ile halkın çekinmesine, korkmasına gerek kalmaz. Zira ilmî, fennî usullerle korunması kolay, yakalandıktan sonra önü alınması mümkün ve sonuçları tahmin edilebilir. Burada en mühim vazife doktorlara düşmektedir. Bir iki şırıngadan sonra tezahüratın sönmesi ve hayati uygulamaların olumsuz sonuçlarıyla hastalığın söndüğü kanaatinin noksanlığını bilmeli ve icabında hastalığa yakalanana olduğu gibi tanıttırmalıdır.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_right21. YÜZYILIN İDEOLOJİK GÜÇ MÜCADELESİ: ULUSLARARASI SİSTEMİN DEĞİŞEN DOĞASINI ANLAMAKBÜŞRA DİLAN ÇETİNdownloadDownload free PDFView PDFchevron_rightMİLLÎ KİMLİĞE GİDEN YOLDA AŞK: HALİDE EDİB VE MÜFİDE FERİT’İN İLK DÖNEM ESERLERİNE DAİR TEMATİK BİR İNCELEMEAyşe Duygu Yavuz Yıldırım

2025

Erken Cumhuriyet döneminde milliyetçilik ideolojinin izinde yazılmış romanlarda tematik olarak toplumsal ülkünün bireysel arzunun önüne geçmesinin idealleştirilmesi beklenmektedir. Vatanperverlik ideali karşısında roman kahramanlarının sevgiliye duydukları aşkı ve arzuyu bastırdıkları, cinsiyetsizleştirilerek betimlendikleri kanısı yaygındır. Bu çerçevede literatürdeki genel kanı, birey-toplum ayrışması ile şekillenir. Fredric Jameson’a göre bu tür metinlerde bireyin yaşantısı, aslında bir ulusun politik ve tarihsel dönüşümünün alegorik ifadesidir. Ancak millî edebiyata has kimi roman örneklerinde bireysel ve toplumsal hedeflerin ayrıştırılmadan ilişkisellikle sunulabildiği görülmektedir. Bu okuma Halide Edib Adıvar’ın Yeni Turan (1912) ve Ateşten Gömlek (1922) ile Müfide Ferit Tek’in Aydemir (1918) romanlarında aşk temasının ulusal kimlik söylemiyle ilişkisini Fredric Jameson’ın “ulusal alegori” teziyle tartışmakta; ancak bireyin psikolojik derinliğini silikleştiren bu teze eleştirel yaklaşmaktadır. Jameson, bireysel anlatıların zorunlu olarak toplumsal anlatılara dönüştüğünü savunurken, bu makalede bireysel arzunun bastırılmak bir yana, toplumsal kimlik ediniminde rol oynadığı örneklerin de var olabileceğinin altı çizilir. Özellikle kadın karakterlerin öznel arzularının, milliyetçi ideolojinin edilgen nesneleri değil, onu dönüştüren ve yön veren aktif birer özne olarak da romanlarda yer bulması, bu bağlamda önemli bir veridir. Aşk hem bireysel hem toplumsal düzeyde anlam üreten, cinsiyetlendirilmiş bir kimlik inşasının anahtarı hâline gelir. Böylece bu metinlerde, bireysel ve toplumsal olanın birbirini dışlamadığı, ilişkisellikle varlık gösterdiği içerikler öne çıkar. Anahtar Kelimeler Millî Kimlik, Aşk, Halide Edib Adıvar, Müfide Ferit Tek.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightMANEVİYATI DIŞLAYAN FELSEFELERE KARŞI GENÇLİĞİN KORUNMASINDA SÛFÎ BİYOGRAFİLERİ: AYNİ’NİN HACI BAYRÂM-I VELÎ ESERİ ÖRNEĞİMahmud Esad ERKAYA

Mehmet Ali Ayni, 2025

Sufi Biographies in the Preservation of Youth Against Philosophies that Exclude Spirituality: An Analysis of Aynî’s Work on Hacı Bayrâm-ı Velî Mehmed Ali Aynî regarded it as his duty to introduce exemplary figures to society—particularly to Turkish youth—in order to preserve them against philosophical movements that exclude spirituality. Within this framework, he authored a work on Hacı Bayrâm-ı Velî. In this work, rather than constructing a new biography, Aynî aimed to make a philosophical intervention against the negative influence of philosophical currents such as materialism and positivism, which reject metaphysics and adversely affect the intellectual world of youth. Living between 1869 and 1945 as an academic and thinker, Aynî sought to protect national and religious identity during the late Ottoman and early Republican periods. He aimed to present great Sufi figures emerging from the nation’s own cultural heritage as exemplary personalities, introducing Hacı Bayrâm-ı Velî as an ideal human model who could serve as a vehicle for transmitting national and spiritual values in the face of the moral and intellectual anarchy caused by atheistic movements. In this regard, Aynî emphasized not the life story itself, but the struggle against doubt and pessimism— the most significant diseases of the age. According to him, Hacı Bayrâm-ı Velî was a personality who integrated knowledge (‘ilm) and wisdom (‘irfān) within himself. He stood as the finest example demonstra ting that materiality alone cannot satisfy human beings and that a quest for the metaphysical realm is equally necessary. Having matured under the guidance of a spiritual master, Hacı Bayrâm-ı Velî devoted himself to the reformation of society after completing his Sufi training, revitalizing Ankara through his scholarly, social, cultural, and economic activities. Presenting him as a role model for society is significant in highlighting the function of diligence, wisdom, and spiritual refinement as antidotes to materialism. This study analyzes Aynî’s Hacı Bayrâm-ı Velî, focusing on its original aspects, its presentation of the saint as a role model for youth, and Aynî’s broader intellectual mission.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightIV. VE V. YÜZYIL KONSİL KARARLARINDA SİYASİ OTORİTENİN ETKİSİAyşe Kan

IV. ve V. YÜZYIL KONSİL KARARLARINDA SİYASİ OTORİTENİN ETKİSİ (The Effect Of Political Authority In The Council Decisions In IV. and V. Centuries), 2020

IV. ve V. YÜZYIL KONSİL KARARLARINDA SİYASİ OTORİTENİN ETKİSİ (The Effect Of Political Authority In The Council Decisions In IV. and V. Centuries)

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightFUZÛLÎ'NİN LEYLÎ VÜ MECNÛN MESNEVÎSİNİN 1393 İLE 1487 BEYİTLERİNİN EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ BAĞLAMINDA ÇÖZÜMLENMESİTutku KAPLAN

2018

FUZÛLÎ’NİN LEYLÎ VÜ MECNÛN MESNEVÎSİNİN 1393 İLE 1487 BEYİTLERİNİN EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ BAĞLAMINDA ÇÖZÜMLENMESİ

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightII. MEŞRUTİYET'TEN CUMHURİYET'İN İLK YILLARINA TÜRK GENÇLİĞİNİN ÖRGÜTSEL VE DÜŞÜNSEL GELİŞİMİAsil Kaya

Yeni Osmanlılar Hareketi ile birlikte ilk örgütsel deneyimini yaşayan Türk gençliği, gerek faaliyetleri gerekse savunduğu fikirlerle Türkiye'nin modernleşme sürecine hatırı sayılır katkılar sunmuştur. II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte ilk kez yasal zeminde örgütlenme fırsatı yakalayan gençler, öğrenci cemiyetleri ile başlayan örgütsel faaliyetlerini kısa sürede düşünsel alana taşımışlardır. Böylelikle yalnızca II. Meşrutiyet Dönemi'ni değil, Mütareke Dönemi'ni ve Cumhuriyet Dönemi'ni de etkileyen düşünsel hareketliliklerin altyapısını oluşturmuşlardır. Bu hareketlilik, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında pay sahibi olan gençlerin dimağlarının şekillenmesinde etkili bir faktör olmuştur. Ayrıca Cumhuriyet Dönemi'nde rejimin ve devrimlerin koruyucusu olan gençlerin düşünsel altyapısında da bu hareketlerin izlerini görmek mümkündür. Dolayısıyla II. Meşrutiyet Dönemi'nden Cumhuriyet Dönemi'ne uzanan süreçte Türk gençliğinin örgütsel deneyimi ile düşünsel gelişimi arasında bir pozitif korelasyon durumundan söz edilebilir. Bu çalışmada II. Meşrutiyet, Mütareke ve Cumhuriyet Dönemlerinde Türk gençliğinin kurduğu örgütlere değinilerek, düşünsel gelişimi irdelenmiştir. Nihayetinde arşiv belgelerinden, resmi yayınlardan, döneme ilişkin kitaplar ile süreli yayınlarda çıkan makalelerden faydalanılarak Türk gençliğinin örgütsel ve düşünsel gelişimindeki dinamiklerin neler olduğuna cevap bulunmaya çalışılmıştır.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightSee full PDFdownloadDownload PDFLoading...

Loading Preview

Sorry, preview is currently unavailable. You can download the paper by clicking the button above.

Zeynep KorkmazaddFollowmailMessagePapers1Followers219View all papers from Zeynep Korkmazarrow_forward

Related papers

19. YÜZYILIN BAŞINDA OSMANLI ADLİYE TEŞKİLATININ YENİLENME SÜRECİNE MEDENİYET ALGISININ ETKİSİHüseyin Vehbi Imamoğlu

ÖZET Osmanlı Devleti 19. Yüzyılın başında hemen her kurumunda yenilik/reform hareketi başlatmıştır. Bu hareketler kısa süre sonra Batılılaşma isteğine dönüşmüştür. Eski günlere geri dönme arayışları içinde, en sonunda "Batı gibi olmak zorundayız" şeklinde özetlenen bir politika benimsenmiştir. Batı'nın geldiği medeniyet seviyesine gelmenin, kurtuluşun anahtarı olacağını savunan devlet adamlarının öncülüğünde, hemen her padişah, Batı medeniyetinin ulaşmış olduğu seviyeye gelme arzusuyla, birtakım reformlar yapmıştır. Bu doğrultuda Batı'dan bilim adamları getirtilmiş, Batı'yı gözlemlemesi için devlet adamları yurt dışına gönderilmiş, elçi ve diplomatlardan raporlar hazırlamaları istenmiş, Batı medeniyeti ithal edilmiş, Batılı devlet adamlarının ve ülke içindeki elçi ve diplomatların görüşleri dikkate alınmış ve en nihayetinde devletin yönü Batı'ya çevrilmiştir. Batılılaşma, medenî olmayla eşanlamlı görülmüş ve yapılan yeniliklerle Batı'nın ulaşmış olduğu seviyeye gelebilmek hedeflenmiştir. 19. yüzyıl reformları tek tek incelendiğinde, Batı'nın etkili olduğu veya Batı eksenli bir anlayış göze çarpar. Böylece Batı medeniyetinde ortaya çıkan insan hakları, yasama, mülkiyet ve haysiyet gibi kavramların, özgürlük ve hürriyet kavramlarıyla iç içe geçtiği bir ortamda gerçekleştirilmesine yönelik bir ideal ortaya çıkmıştır. Reform yanlısı devlet adamlarının, medeniyetin ölçüsü olarak kabul ettikleri Avrupa toplumuna benzeme ideali olan Avrupalılaşma ise, zaman zaman Batılılaşma yerine kullanılmıştır. Bununla birlikte Avrupalılaşma, medeniyet seviyesi ileri kabul edilen Batı'ya ve dolayısıyla Batı hukukuna dâhil olma çabasıdır. Avrupalılaşma, bu yönüyle 1815 Viyana Kongresi'nde dile getirilen "Avrupa Uyumu" projesinin kabul görmesinin ardından hukukta da bir uyum sağlama düşüncesinden kaynaklanmış bir kavram olarak yenilenme sürecine dahil olmuştur. Bu araştırmada Osmanlı Adliye Teşkilatının yenilenme sürecinde, medeniyet algısının ne denli etkili olduğu, medeniyet algısına etki eden faktörlerin analizi ve 19. Yüzyıl siyasi gelişmeleriyle birlikte değerlendirilecektir.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightÜnite: 6 SİYASET FELSEFESİMustafa Gökmen

Arayışları | Ütopyalar | Korku Ütopyaları | b-Birey ve Devlet

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightSURİYELİ MÜLTECİLERİN UYUM SÜRECİNDE İŞÇİ ÖRGÜTLERİNİN AKTÖRLEŞ(EME)ME DENEYİMLERİ: FENOMONOLOJİK YÖNTEMBİLİMSEL BİR İNCELEMEFethiye Tilbe

Kafkas Sosyal Bilimler Dergisi, 2020

https://orcid.org/ ORCID ID: 0000-0002-3188-9477 Çalışmanın Türü: Araştırma Öz Göç sonuçları kolaylıkla tahmin edilemeyen bir olgu olmakla birlikte hem göç veren hem de göç alan toplumlar üzerinde dönüştürücü bir etkiye sahip olabilmektedir. Söz konusu dönüştürücü etki hem sosyal ve kültürel hem de ekonomik alanda kendini gösterebilir. Bu etkinin olumlu seyir izleyebilmesinde göç alan ülkelerdeki uyum politikalarının önemi büyüktür. Uyum politikalarının oluşumunda ise çok yönlü diyalog mekanizmasının kurulması, politikaların etkinliğini kuşkusuz arttıracaktır. Bu kapsamda çalışmada, diyalog mekanizmasının bir tarafı olması beklenen işçi örgütlerinin Suriyeli göçmen işçilerin işgücü piyasasına uyumlarına doğrudan, genel uyumlarına ise dolaylı katkı sağlayarak aktörleş(eme)me deneyimleri, yöntembilimsel olarak fenomonolojik yaklaşım çerçevesinde incelenecektir. Bu amaçla gerçekleştirilecek veri analizinde, politika yapım süreçlerine katkı sağlayabilecek konfederasyon düzeyindeki işçi örgütleri ile gerçekleştirilen görüşmelerden yararlanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Göç, Suriyeli mülteciler, uyum, işgücü piyasası, işçi örgütleri. Abstract Although migration results are not easily predictable, they can have a transformative effect on both sending and receiving societies. This transformative effect can occur in both social and cultural and economic spheres. Integration policies in receiving countries are extremely important for this effect to be positive. Establishing a multi-stakeholder dialogue mechanism in the formation of integration policies will undoubtedly increase the effectiveness of the policies. In this context, the role of workers' organizations, which are expected to be a part of the dialogue mechanism, by directly contributing to the adaptation of the Syrian migrant workers to the labor market, and indirectly to their overall harmony, will be examined methodologically within the framework of the phenomenological approach. In the data analysis to be carried out for this purpose, interviews with workers' 1 Bu çalışmanın taslağı ilk olarak, yazar tarafından danışmanlığı yürütülen "Akad'emek 2019 Söz Çalışma Ekonomisi Öğrencilerinde" öğrenci kurultayı için hazırlanan metin ile ortaya çıkmıştır. Çalışma kapsamında yapılan görüşmeler öğrenciler eşliğinde yazar tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha sonra oluşturulan bildiri metni "The Migration Conference 2019 Bari"de sunulmuş ancak tam metin olarak basılmamıştır. Makale kurgusu ve yazımı tümüyle yazara aittir.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightYÛSUF-I MEDDÂH VE MAKTEL-İ HÜSEYN (İNCELEME-METİN-SÖZLÜK)ada seyma karaman

dersindir.net

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightSURİYELİ MÜLTECİLERE YÖNELİK TUTUMLARIN SOSYAL BASKINLIK YÖNELİMİ DOĞRULTUSUNDA İNCELENMESİ, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİMehmet Recai Uygur

Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2019

Çalışmanın amacı Türkiyelilerin, Suriyeli mültecilere yönelik sosyal psikolojik tutumların incelenmesidir. Çalışmanın temel varsayımı Türkiyeli bireylerin cinsiyetleri, gelir düzeyleri, yaşadıkları yerde kendileri ile beraber yaşayan Suriyeli mültecilerin yoğunluğu ile kendilerini ifade ettikleri dini, etnik ve siyasal kimliklerinin, Suriyeli mültecilere yönelik tutumları üzerinde etkili olduğudur. Bu varsayımın test edilebilmesine yönelik, ana kütle olarak Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri seçilmiştir. Bu tercihte etkili olan başlıca faktör üniversitelerin kozmopolit bir yapıya sahip olduğuna ilişkin ön kabuldür. Bilindiği üzere üniversiteler farklı şehir, kültür ve gelir gruplardan gelen öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmada alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Türkçe geçerliliği olan SDO ölçeğinden hazırlanmış anket formu katılımcılar ile yüz yüze uygulanmıştır.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_right17. VE 18. YÜZYILLARDA DOĞAL HUKUKUN POZİTİF HUKUKA VE SİYASET FELSEFESİNE ETKİLERİInternational L A W Archive

17. VE 18. YÜZYILLARDA DOĞAL HUKUKUN POZİTİF HUKUKA VE SİYASET FELSEFESİNE ETKİLERİ

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightİLKÖĞRETİM MÜZİK ÖĞRETMENLERİNİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİMehmet Serkan Umuzdaş

Bu çalışmanın amacı, Tokat ilinde çalışmakta olan ilköğretim müzik öğretmenlerinin tükenmişliklerinin çeşitli değişkenlere göre ilişkisel olarak incelenmesidir. Verilerin toplanması amacıyla Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, 20 Mart- 2 Nisan 2015 tarihleri arasında elde edilmiştir. Ölçekte yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, meslekte çalışma süresi gibi demografik bilgiler ve tükenmişlik ile ilgili değerlendirmeyi amaçlayan ifadeler yer almaktadır. Çalışmada, ilköğretim okullarında çalışan gönüllü 60 müzik öğretmenine ölçek dağıtılmış tamamından dönüş alınmıştır. Elde edilen verilerle, öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri çeşitli değişkenlerle ilişkisel olarak incelenmiştir. Araştırmada evli öğretmenlerin duygusal tükenme yaşadıkları, lisans mezunu müzik öğretmenlerinin yüksek lisans mezunu müzik öğretmenlerine göre daha fazla duyarsızlaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca müzik öğretmenlerinin duygusal, duyarsızlaşma ve kişisel başarı boyutlarındaki tükenmelerini ekonomik açıdan verilen ücretlerin az olmasına bağladıklarını ifade etmişlerdir.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightSOSYAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ II (6-10) ÖZET VE ÜNİTE SONU SORULAR ÜNİTE 6. HEDEF ÖĞESİNİN ÖZELLİKLERİSabahattin GÜRSOY

BAĞLANMA En önemli özelliklerinden birisi kişinin tutumuna ne derecede bağlı olduğudur. Bu bağlanmanın kuvveti ile tutum değişimi ters orantılıdır. Yani kişinin tutumuna bağlılığı arttıkça, tutumun değişme ihtimali o kadar düşer. Eğer kişi görüşünü başkaları ile paylaşmamışsa propogandanın etkili olma şansı daha fazladır. İnanırlığı yüksek olan bir kaynaktan gelen , hedef öğesinin önemli bulmadığı , düşük seviyede bağlı olduğu tutumunu değiştirmeye çalışan bir iletişim genelikle yüksek miktarda tutum değişimi oluşacaktır. İnanırlığı düşük olan bir kaynaktan , dinleyicinin önemsediği , yüksek düzeyde bağlılık gösterdiği bir tutumunu değiştirmeye çalışan bir iletişim genelikle düşük miktarda tutum değişimi oluşturacaktır. KENDİNE GÜVEN Kendine güveni düşük olan kişilerin kendi görüş, tutum ve fikirlerine değer vermedikleri söylenmektedir. Araştırmalar kendine güven düzeyi düşük olan kişilerin, kendine güven düzeyi yüksek olan kişilere göre daha kolay ikna olduğunu söylemektedir. Kendine güven düzeyi yüksek ise, ikna zordur. Dolayısıyla propaganda kişilerin kendine güvensizlik sebebiyle değer vermedikleri tutumlarının yerine bir başkasını geçirmekte yani tutum değişikliği yaratmakta zorlanmayacaktır. Cohen (1959) bu konuyu psikolojik savunma mekanizmaları açısından yaklaşarak açıklar. Güveni yüksek kişiler; kendilerini, fikir ve tutumlarını daha aktif bir şekilde savunur. Kendine güven ile propagandadan etkilenme arasındaki ilişki doğrusal değildir. Kendine güven düzeyi çok yüksek ve çok düşük olan kişilerin propagandadan etkilenme düzeyleri düşüktür. Kendine güven düzeyi orta seviyede olan kişilerin propagandadan etkilenme düzeyleri yüksektir. GRUP İÇİ SAYGINLIK FARKLARI

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightIlk Yariyilin Ardindan Olumlu Seyrini Koruyan Kuresel Ekonomi ve Bolgesel Gelismeler-Haziran 2017Peyman Yüksel

TSE Standard, Ekonomik ve Teknik Dergi, 2017

Olumlu performans gösterdikleri ilk yarıyılın ardından küresel piyasalar; ABD, Euro Bölgesi ve Çin dahil birçok ülkede imalat sanayi ekonomik aktivitesinin güçlü seyrettiğine işaret ediyor. Haziran ayı sonunda üç gelişmiş ülke para otoritesi; Amerika Merkez Bankası (FED), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve İngiltere Merkez Bankası’ndan yapılan şahin açıklamalarla, gelişmiş ülke uzun vadeli faizlerinde yükselişleri, euro ve sterlin değerlenmelerini görüyoruz. Avrupa’da seçimlerin büyük ölçüde tamamlanması belirsizliği azalttı. Asya hisse senedi piyasaları ise Kuzey Kore kaynaklı jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkisiyle bir miktar geriliyor. Petrol fiyatları, petrol üreticisi ülkelerin (OPEC) üretim azaltmalarını 2018’in ilk çeyreğine kadar uzatma kararı almalarına rağmen, düşüş eğilimini sürdürüyor. Haziran ayının ilk günlerinde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır, Katar’la diplomatik ilişkilerini kesince ve ilerleyen günlerde başka ülkeler de bu gruba eklenince ve enerji piyasalarında hareketlenmeler olunca, yatırımcılar güvenli liman olarak gördükleri altına yöneldiler.

downloadDownload free PDFView PDFchevron_rightEĞİTİM DÜZEYİ SUÇ İLİŞKİSİ: TÜRK EMNİYET TEŞKİLATI ÖRNEĞİAli Caglar, Ercan Balcioglu, Ercan SüngerdownloadDownload free PDFView PDFchevron_rightkeyboard_arrow_downView more papers Academia
  • Explore
  • Papers
  • Topics
  • Features
  • Mentions
  • Analytics
  • PDF Packages
  • Advanced Search
  • Search Alerts
  • Journals
  • Academia.edu Journals
  • My submissions
  • Reviewer Hub
  • Why publish with us
  • Testimonials
  • Company
  • About
  • Careers
  • Press
  • Help Center
  • Terms
  • Privacy
  • Copyright
  • Content Policy
Academia580 California St., Suite 400San Francisco, CA, 94104© 2026 Academia. All rights reserved

Từ khóa » Hristiyan Felsefesinde Evreni Meydana Getiren Ilk Neden Nedir