Volkan Şekerci

Salı, Mayıs 14, 2013

Şarkı

Bir daha gökyüzünün serin rüzgarlarına dokunmaya utanacak, Egenin sularında ıslanmaktan korkacak, belki hiçbir zaman bir ülkenin güneydeki yerlerinde toprağı ezemeyecek bir mirastır bu ardımda kalan. Hepsinde biraz kokusu, gülümseyerek hatırlanan, kalbi yırtan anılar var çünkü. Alınan, sadece bir günler dizisinin ağızda pas tadında kalan hatırası değil işte. Bir daha nasıl gezer insan İzmir Kordon'da, nasıl dolaşır sokaklarında Antalya Kaleiçi'nin, nasıl bir daha canlı dinleyebilir Ortaçgil'i? Hangi zamanda rakıyı kadınının elinden serum eder kanına, saçma sapan inanışlarla kumaş parçalarının yağmur yağdıran uğursuzluğuna inanır? Bir ud namesi çalar isimsiz bir meyhanede, o boş sandalye izlenir, zaman akar, gider... Bunların cevabını bulduğum gün, bu şarkı anlamını yitirecek... http://fizy.com/s/1aif12 Hiç yorum yok:

Salı, Nisan 02, 2013

Bir gün daha. Bir gün. Bir.

Işığın akıp gittiği bir sonsuzluk denizi karanlığın en kuytu yerlerinden, kumda soğumuş sırtımı ısıtıyor. Kainatın hangi yerinden duyuluyor ses? Duyulur mu ortadoğudaki bir ağıt, kutuptaki ışıklar, gözlerden o akıp giden ıslaklığın jilet sertliği, kabuslarla uyanılan terli yüz, korkusuz çocuğun koşarkenki hırsı? Mürekkep kana karışmış, düşler geceler boyu gökyüzü karanlığını giydikten sonra bağırılmış, anlamı var mı gümüş soğukluğundaki kalplerde? Sonsuzluğun içerisinde yankılanıp duran ağıt, dinmeyen inanç sözleri yankılanır mı dokunulan kayalarda? İnsan dokunduklarını yar eder, onu anlar, onu okşar, ona susar, ona kanar. Kaya soğuktur... Gösterseler, elbette tanırım sırtıma saplanmış hançerlerdeki parmak izlerini. Hepsinin tenime dokunmuşluğu var... Ve ben halen bir metalin sıcaklığını boynumda taşıyarak yaşıyorum. O bana yeter, o beni ısıtır... İnsan her şeye kıyıyor, atıyor, satıyor da, bir tek saç telinin yanında duran bir diş fırçasına dokunamıyor, kıyamıyor. "Belki..." diye saklıyor. Hiç yorum yok:

Cumartesi, Ocak 05, 2013

Seyahat rotası

Tenin baharat kokularıyla tütsülenmesi, yağmur ormanlarında ıslanmak, görkemli yapılara dokunmak, dünyanın çatısına ulaşmak...Tüm bunlar 5 yıl içerisinde yapılması planlanan düşler, gidilmek istenen yerler. Seyahat rotası şu şekilde...
And Dağları - Arjantin
Peyto Gölü - Kanada
Portofino - İtalya
Norveç
Kolorado Nehri - Arizona A.b.d
Everest Dağı - Nepal
Kutup Işıkları - İzlanda
Gyadi Köprüsü - Nepal
Zhangjiajie Milli Parkı - Çin
Risikes - Hindistan
To Sua Trench - Samoa Adası
Saughton - İskoçya
İbiza - İspanya
1 yorum:

Perşembe, Aralık 27, 2012

PINK FLOYD Sorrow – Pişmanlık Dinlemek için: http://fizy.com/#s/1d7fkf
İşte büyük bir pişmanlığın tatlı kokusu öylece kalmış etrafta Kuştüyü dumanlar yükseliyor ve karışıyor kurşun renkli gökyüzüne Bir adam yatmış ve düşünüyor, yeşillikleri ve ırmakları Ama uyanmak için hiçbir sebebi olmadiği sabahlara uyanık şekilde...
Kayıp bir cennetin anılarını kafadan atmakta kararsız Gençliğinde veya rüyalarında, "kesin" olmaktan uzak Ölü bir dünyaya zincirlenmiş sonsuza dek Hayır yetmez, yetmez...
Kanı korkudan buz gibi kesilmişti, Dizleri titriyordu gecenin bir vakti, Elleri ise zayiflamıştı o doğruluk anında Adımları da sendeliyordu...
Tek dünya, tek ruh Zaman geçer, ırmak akar...
Elleri durmuyordu yerinde; kayıp aşkın ve adağın ırmağıyla konuşuyordu Ve sessizlik de cevap veriyordu o girdap gibi davetiyeye Yağlı denize akan karanlık ve pislik Olması gereken acımasız bir dostluk gibi
Bu geceye doğru durmadan esen bir rüzgar, Gözlerimde ise toz var, görüşümü kör eden! Sessizlik de o sözleri çok gürültülü söylüyor gibi. Tutulmamış olan sözleri yani...
Hiç yorum yok:

Salı, Aralık 18, 2012

Hayat

Yolları arşınlarken, soğuk asfaltın yüzünden uzaktayız hepimiz. Sıcak koltuklarımızdan camı izliyor ve ne muhteşem olduğunu düşünüyuoruz ay ışığının. Aslında hepimiz korkuyoruz. Ödümüz patlıyor hem de. Ama sağlam görünmemiz gereken bir hayat sahnesi var ve biz en muhteşem gösterideyiz. Kaybettiklerimiz için ağıtlar yakıyor, aynı zamanda unutmak için en saçma şeyleri yapmaktan geri duymuyoruz. Bazılarımız korkusuzca peşinden gidiyor düş ülkelerinin, kimileri alkolle açıyor gözlerini, boşvermişlik had safhada. Uçurumlar arasında gezip duruyoruz. Hayat güzel bir yer, güneş doğuyor, ısınıyor toprak, çiğ damlaları toprağa akıyor, odadan içeriye sızıyor ve tüm bu yenilmişlik duygusuna rağmen bir parça ışık hatırlatıyor. Hayat devam ediyor... (O karavanı aldığımı öğrendiğiniz gün, ben ne söylersem söyleyeyim, elimde büyük işler de olsa, ertesi gün olmayacağım. Karavanın kutlaması, aslında veda olacak ve ben güneş ısıtırken dünyayı, çoktan asfaltta ilerliyor olacağım. Dönmemek üzere...) Hiç yorum yok:

Cuma, Aralık 14, 2012

Gidişim üzerine...

İnsan, idealleri peşinden koşmalı. Düşlerini söylemeli, hayalkırıklığına uğramalı, susmalı, ağlamalı ama asla taviz vermemeli... Ben gittim, gidebildim. Tıpkı 2004 yazında yaptığım gibi. Uçsuz çayırları düşleyerek, iyi insanların doğanın çamuru ve rüzgarıyla kutsandığını düşünerek ve yağmurda yıkanarak. Bir insan var, repliklerini ezberleyip, film müziklerini hayranlıkla dinlediğiniz, birilerine kur yapmak için kullanıp "ortak" nokta addedip daha çok aldattığınız. Biz onunla aynı amaçla çıktık yola ve ben hayatımın en büyük hatasını yapıp dönebildim. İki öldürücü zaman var orada kalmasını istediğim ve hayatımın sonuna kadar çeşitli yerlerde okuyup, dinleyeceğiniz, aşkla anlatacağım. Birincisi rüzgarın yüzümden kayıp gittiği zamanların 2004 yazı, diğeri 2011 Haziran'ı. Bitmesini istemediğim bir dans ve sonrasında dış dünyanın, kandırılmış çocuklarının sözleriyle açılan yarıklar, o kelimelerin ışıklı büyüsüyle yeminlerini, fısıltıları unutup, aslında hiç olmadığını söyleyen diğerleri... Daha fazla şey kaybedemezdim bu zaman fakirliğinde, esarette. Yanında olamadım, gidemedim, hak veriyorum ona da. Ve daha fazlası olmasın diye "bu iş bitti" dedim. "Yoksan, ben de giderim" demiştim. Gittim... Aynaya baktığımda, hala düşlerinin peşinden koşabilen, yeminlerine sadık bir çocuk görebildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Değişmediğim, tüm haksızlıklara ve yalanlara susabildiğim için. "Her şeyden önce biz çok iyi dostuz" kelimesi halen zihnimde yankılanır fakat. İnsanlık, az rastlanır bir şey. Oscar Wilde'ın dediği gibi: "Sevilmek için, basit olmak gerekir". Diğer taraftan ayrılışımın bir açıklaması olmalıysa, budur kesinlikle:
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek... Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek... Tek başına... Özgür olmak... Dünyaya kendi gözlerinle bakmak... Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak... Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak... Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, İsteyince Ay’a bile gidebilmek. Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek. Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?

"İstemem Eksik Olsun" tiradı (Cyrano De Bergerac’tan)

İzlemek/dinlemek isteyenlere: http://www.youtube.com/watch?v=QUJpGqQly2Q Hiç yorum yok:

Pazar, Kasım 18, 2012

'O'

"Kendi olarak, sana gelen; Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen; Sensiz de olabilecekken, seninle olmayı seçen; Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan; 'O' işte..."
Oruc Aruoba
Anlayacaktır insan bunu zaman içinde. Ben aynı köşedeyim... Hiç yorum yok: Önceki Kayıtlar Ana Sayfa Kaydol: Yorumlar (Atom)

Hakkımda

Fotoğrafım Volkan Şekerci Profilimin tamamını görüntüle

Từ khóa » Volkan şekerci