Vote - Türkçe İngilizce Sözlük - Tureng

Dictionary
  • Türkçe - İngilizce
    • Türkçe - İngilizce
    • Almanca - İngilizce
    • Fransızca - İngilizce
    • İspanyolca - İngilizce
    • İngilizce Eş Anlamlılar
    • Türkçe - İngilizce Cümleler
  • Çeviri
  • Eş Anlamlılar
  • Cümleler
  • Oturum Aç / Üye Ol
  • Işıkları Söndür
  • English
    • English
    • Türkçe
    • Français
    • Español
    • Deutsch
  • Çeviri
  • Eş Anlamlılar
  • Cümleler
  • Araçlar
  • Kaynaklar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Oturum Aç / Üye Ol
vote - Türkçe İngilizce Sözlük EN-TR
  • Türkçe - İngilizce
  • Almanca - İngilizce
  • İspanyolca - İngilizce
  • Fransızca - İngilizce
  • İngilizce Eşanlam
  • Türkçe - İngilizce Cümleler
Geçmişi Gizle Geçmiş Detayları Geçmişi Sil Geçmiş : vote Play ENTRENus Play ENTRENuk Play ENTRENau GeçmişCümleler

vote — Definition

Anlamı ve Tanımı: oy, oy vermek Okunuş (IPA): (AmE /voʊt/ – BrE /vəʊt/) Terim Türü: İsim: vote (votes); Fiil: vote (votes – voted – voting) Tercihini bildirme işlemi ya da bu eylemin sonucu. Latince votum (“dilek, yemin”) kökünden evrilmiştir. Demokrasi ve kurumsal karar alma süreçlerinin temel aracıdır. Eş Anlamlılar: ballot, elect Zıt Anlamlılar: abstain, veto (contextual)

"vote" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Kategori İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
1 Yaygın Kullanım vote i. oy
The party didn't get many votes. Parti çok fazla oy alamadı. More Sentences
2 Yaygın Kullanım vote f. oy vermek
That is why we vote. İşte bu yüzden oy veriyoruz. More Sentences
3 Yaygın Kullanım vote f. rey vermek
Tom said he wasn't old enough to vote. Tom rey vermeye yaşının yetmediğini söyledi. More Sentences
4 Yaygın Kullanım vote f. oylamak
We shall thus vote on Amendment No 11 as an addition. Böylece 11 No.lu Değişikliği ek olarak oylayacağız. More Sentences
5 Yaygın Kullanım vote f. oy kullanmak
I voted against the Labour candidate. İşçi Partisi adayının aleyhine oy kullandım. More Sentences
6 Yaygın Kullanım vote i. rey
Genel
7 Genel vote i. seçim sonucu
The bill passed with a vote of 75%. Tasarı %75'lik bir seçim sonucuyla kabul edildi. More Sentences
8 Genel vote i. oy hakkı
The underlying principle of "one man - one vote" is unacceptable. "Herkese Eşit Oy Hakkı" ilkesi kabul edilemez. More Sentences
9 Genel vote i. oylama
The party didn't attend the recent vote. Parti son oylamaya katılmamıştır. More Sentences
10 Genel vote i. karar
This was reflected in the unanimous vote in our committee. Bu durum komitemizde oybirliğiyle alınan karara da yansımıştır. More Sentences
11 Genel vote i. oy
The party didn't get many votes. Parti çok fazla oy alamadı. More Sentences
12 Genel vote f. oylamak
We shall thus vote on Amendment No 11 as an addition. Böylece 11 No.lu Değişikliği ek olarak oylayacağız. More Sentences
13 Genel vote f. oy kullanmak
I voted against the Labour candidate. İşçi Partisi adayının aleyhine oy kullandım. More Sentences
14 Genel vote f. oy vermek
That is why we vote. İşte bu yüzden oy veriyoruz. More Sentences
15 Genel vote f. ilan etmek
She was voted Best Actress three years in a row. Üç yıl üst üste En İyi Kadın Oyuncu ilan edildi. More Sentences
Siyasal
16 Siyasal vote i. oylama
The party didn't attend the recent vote. Parti son oylamaya katılmamıştır. More Sentences
17 Siyasal vote f. oy kullanmak
I voted against the Labour candidate. İşçi Partisi adayının aleyhine oy kullandım. More Sentences
Teknik
18 Teknik vote f. oy vermek
That is why we vote. İşte bu yüzden oy veriyoruz. More Sentences
Genel
19 Genel vote i. rey
20 Genel vote i. oylanan şey
21 Genel vote i. oy pusulası
22 Genel vote i. oy toplamı
23 Genel vote i. kuvvetli arzu
24 Genel vote i. dilek
25 Genel vote i. rica dilekçesi
26 Genel vote f. oylayarak kararlaştırmak
27 Genel vote f. önermek
28 Genel vote f. bildirmek
29 Genel vote f. teklif etmek
30 Genel vote f. görüş beyan etmek
Siyasal
31 Siyasal vote i. bazı ortak ve belirleyici özelliklere sahip bir grup seçmen
32 Siyasal vote i. seçmen
33 Siyasal vote i. oy kullanan
34 Siyasal vote i. oy veren kimse
35 Siyasal vote i. oy pusulası
36 Siyasal vote f. oy kullanmak (rey vb)
37 Siyasal vote f. seçimle yenmek
Teknik
38 Teknik vote f. önermek

"vote" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Kategori İngilizce Türkçe
Genel
1 Genel runoff vote i. balotaj
2 Genel secret vote i. gizli oy
3 Genel open vote i. açık oylama
4 Genel vote of no confidence i. güvensizlik oyu
5 Genel negative vote i. aleyhte verilen oy
6 Genel majority vote i. çoğunluk oyu
7 Genel direct popular vote i. doğrudan halk oylaması
8 Genel open vote i. açık oy
9 Genel right to vote i. oy hakkı
10 Genel the popular vote i. halkoyu
11 Genel vote of confidence i. güven oylaması
12 Genel ballot vote i. oy
13 Genel negative vote i. kırmızı oy
14 Genel abstaining vote i. çekimser oy
15 Genel negative vote i. aleyhte oy
16 Genel the vote i. oy hakkı
17 Genel valid vote i. geçerli oy
18 Genel positive vote i. beyaz oy
19 Genel vote of confidence i. güven oyu
20 Genel swing vote i. seçimin kaderini etkileyecek derecede potansiyele sahip oy
21 Genel popular vote i. halkın oyu
22 Genel popular vote i. geçerli oylar
23 Genel vote collector i. oy toplayıcı
24 Genel vote of thanks i. kısa teşekkür konuşması
25 Genel vote of thanks i. teşekkür hitabı
26 Genel tie-breaking vote i. eşitliği bozan oy
27 Genel tie-breaking vote i. beraberliği bozan oy
28 Genel roll call vote i. ad okuyarak yapılan oylama
29 Genel roll call vote i. yoklama usulüyle yapılan oylama
30 Genel youth vote i. genç kesimin oyu
31 Genel youth vote i. gençlerin oyu
32 Genel block vote i. toplu oy
33 Genel block vote i. blok oy
34 Genel affirmative vote i. olumlu oy
35 Genel call a vote i. oylama yapmak
36 Genel vote against f. aleyhinde oy kullanmak
37 Genel lose a vote of confidence f. güvenoyu almamak
38 Genel vote for f. lehinde oy vermek
39 Genel vote out f. aleyhde oy vermek
40 Genel vote someone in f. birine oy vererek göreve getirmek
41 Genel put to the vote f. oylamak
42 Genel cast an affirmative vote f. lehte oy vermek
43 Genel vote out f. karşı oy kullanmak
44 Genel put something to a vote f. reye koymak
45 Genel vote something down f. aleyhinde oy kullanarak bir şeye engel olmak
46 Genel win a vote of confidence f. güvenoyu almak
47 Genel put to the vote f. oylamaya koymak
48 Genel give a vote of confidence f. güvenoyu vermek
49 Genel take the vote f. oylama yapmak
50 Genel vote for f. oy vermek
51 Genel take a vote f. oylama yapmak
52 Genel put something to a vote f. bir şeyi oya sunmak
53 Genel vote against f. karşı oy kullanmak
54 Genel be put to a vote f. oylanmak
55 Genel vote someone out f. birine oy vermeyerek görevden uzaklaştırmak
56 Genel put something to the vote f. oya koymak
57 Genel cast one's vote f. oy vermek
58 Genel obtain a vote of confidence f. güvenoyu almak
59 Genel vote out f. seçim kazanmak
60 Genel put to the vote f. oya koymak
61 Genel cast a vote f. oy vermek
62 Genel receive a vote of confidence f. güvenoyu almak
63 Genel take a vote of confidence f. güvenoyu için oylama yapmak
64 Genel vote against f. aleyhinde oy vermek
65 Genel take a vote on f. oya sunmak
66 Genel put to the vote f. oya sunmak
67 Genel vote in person f. şahsen oy vermek
68 Genel take vote f. oy almak
69 Genel abstain from a vote f. çekimser oy kullanmak
70 Genel refrain from a vote f. çekimser oy kullanmak
71 Genel vote in favor f. evet oyu kullanmak
72 Genel put something to the vote f. oylamaya sunmak
73 Genel receive vote f. oy almak
74 Genel vote against f. karşı oy kullanmak
75 Genel put something to vote f. oya sunmak
76 Genel be eligible to vote f. oy kullanma yaşında olmak
77 Genel put something to vote f. oylamaya sunmak
78 Genel be entitled to vote f. oy kullanma yaşında olmak
79 Genel receive vote of confidence f. güven oyu almak
80 Genel vote by proxy f. vekaleten oy kullanmak
81 Genel act as a vote-hunter f. oy avcılığı yapmak
82 Genel vote by proxy f. vekaleten oy vermek
83 Genel collect vote from the blood of martyr f. şehit kanından oy devşirmek
84 Genel vote democrat f. demokratlara oy vermek
85 Genel vote on the proposal f. öneriyi/teklifi oylamak
86 Genel have a vote f. oylamaya gitmek
87 Genel have a vote f. seçime gitmek
88 Genel have a vote f. oylama yapmak
89 Genel be eligible to vote f. oy kullanma ehliyeti olmak
90 Genel vote with your wallet f. cebini düşünerek oy kullanmak
91 Genel entitled to vote s. oy hakkına sahip
92 Genel qualified to vote s. oy hakkına sahip
93 Genel by a vote of thirteen to twelve zf. on ikiye karşı on üç oyla
94 Genel by a unanimous vote zf. oybirliği ile
95 Genel bring that up again and we'll vote on it ünl. konuyu tekrar aç ve oylayalım
Öbek Fiiller
96 Öbek Fiiller vote down f. oylayarak mağlup etmek
97 Öbek Fiiller vote down f. sandığa gömmek
98 Öbek Fiiller vote down f. oylamayla reddetmek
99 Öbek Fiiller vote someone into something f. birini seçerek bir konuma getirmek
100 Öbek Fiiller vote (one) into (something) f. (birini bir şeye) seçmek
101 Öbek Fiiller vote someone in f. birini seçimle bir konuma getirmek
102 Öbek Fiiller vote into f. bir kanunu/yasayı oylamak
103 Öbek Fiiller vote into f. seçerek bir konuma getirmek
104 Öbek Fiiller vote someone into something f. birini bir şeye seçmek
105 Öbek Fiiller vote someone in f. birini bir şeye oyla/oy vererek seçmek
106 Öbek Fiiller vote someone into something f. birini seçimle bir konuma getirmek
107 Öbek Fiiller vote into f. -e seçmek
108 Öbek Fiiller vote someone in f. birini seçerek bir konuma getirmek
109 Öbek Fiiller vote (one) into (something) f. (birini) seçerek (bir konuma) getirmek
110 Öbek Fiiller vote into f. oylayarak onaylamak veya reddetmek
111 Öbek Fiiller vote (one) into (something) f. (birini) seçimle (bir konuma) getirmek
112 Öbek Fiiller vote someone into something f. birini bir şeye oyla/oy vererek seçmek
113 Öbek Fiiller vote someone in f. birini bir şeye seçmek
114 Öbek Fiiller vote into f. oyla/oy vererek seçmek
115 Öbek Fiiller vote (one) into (something) f. (birini bir şeye) oyla/oy vererek seçmek
116 Öbek Fiiller vote into f. seçimle bir konuma getirmek
117 Öbek Fiiller vote in f. (seçim sırasında) oy vermek
118 Öbek Fiiller vote through f. oy vererek onaylamak
119 Öbek Fiiller vote through f. oyla kabul etmek
120 Öbek Fiiller vote through f. oylayarak kabul etmek
121 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oylamayla kabul etmek
122 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oyla geçirmek
123 Öbek Fiiller vote through f. oylamayla kabul etmek
124 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oylamayla geçirmek
125 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oyla kabul etmek
126 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oylayarak kabul etmek
127 Öbek Fiiller vote something through f. bir şeyi oy vererek onaylamak
128 Öbek Fiiller vote through f. oyla geçirmek
129 Öbek Fiiller vote through f. oylamayla geçirmek
130 Öbek Fiiller vote out of f. -den seçimle indirmek
131 Öbek Fiiller vote (one) out of (something) f. (birini bir pozisyondan, görevden) seçimle indirmek
132 Öbek Fiiller vote against (someone or something) f. (bir aday/teklif) aleyhinde oy kullanmak
133 Öbek Fiiller vote out of f. '-den seçimle göndermek
134 Öbek Fiiller vote for (someone or something) f. oyunu (bir şeyden) yana kullanmak
135 Öbek Fiiller vote on f. ile ilgili/hakkında oylama yapmak
136 Öbek Fiiller vote for (someone or something) f. (bir şeyi) tercih etmek
137 Öbek Fiiller vote (one) out of (something) f. (birini bir gruptan, kuruluştan) seçimle göndermek
138 Öbek Fiiller vote for (someone or something) f. (bir aday/teklif) lehinde oy kullanmak
139 Öbek Fiiller vote against (something) f. (bir şeyi) tercih etmemek
140 Öbek Fiiller vote on (something) f. üzerine oylama yapmak
141 Öbek Fiiller vote against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı oy kullanmak
142 Öbek Fiiller vote against (something) f. oyunu (bir şeyden) yana kullanmamak
143 Öbek Fiiller vote upon (something) f. üzerine oylama yapmak
İfadeler
144 İfadeler by a majority vote expr. oy çokluğuyla
Konuşma Dili
145 Konuşma Dili vote-winner i. oy kazandıran eylem
146 Konuşma Dili vote getter i. oy almada başarılı bir aday
147 Konuşma Dili vote-winner i. oy almayı güvence altına alan durum
148 Konuşma Dili vote-catching s. oyları garanti altına alma yöntemi ile ilgili
Deyim
149 Deyim casting vote i. karar oyu
150 Deyim (vote by) show of hands i. işaretle oylama
×

Pronunciation in context ( out of )

Pronunciation of vote Kapat ×

Terim Seçenekleri

Kapat Çeviri Öner / Düzelt Fransızca İngilizce Sözlük İspanyolca İngilizce Sözlük Almanca İngilizce Sözlük İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük Google Images Merriam Webster Dictionary.com The Free Dictionary Abbreviations Wikipedia in English Wikipedia in Turkish Urban Dictionary German, LEO Chinese, Dict.Cn Spanish, SpanishDict Russian, Multitran.ru Medical, MedicineNet İşaret Dili, Signing Savvy

Từ khóa » Vote Ne Demek Ingilizcede