Yakalama Kararı (cmk 90- 98) Nedir? - Sarıkaya Karay Hukuk Bürosu
Yakalama, hâkim veya mahkeme kararı olmaksızın, hakkında suç şüphesi bulunan kişinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanması ve fiilen denetim altına alınmasıdır. Ceza muhakemesinde yakalama, çoğunlukla şüpheli veya sanığın kısa süreli olarak alıkonulmasını ifade etmek için kullanılmaktadır.
Özet Bilgi
- Yakalama süresi: Yakalanan kişi, en geç 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılmalıdır (CMK m.94/1).
- Herkesin yakalama yetkisi: Suçüstü hâlinde, herkes geçici yakalama yapabilir; yakalanan kişi derhal kolluğa teslim edilmelidir (CMK m.90/1).
- Şikâyete bağlı suçlarda istisna: Çocuklara, beden veya akıl hastalığı bulunanlara karşı suçüstü hâlinde yakalama yapılabilir, şikâyet koşuluna bağlı değildir (CMK m.90/3).
- Müzekkereli yakalama: Soruşturma aşamasında, sulh ceza hâkimi tarafından, çağrı üzerine gelmeyen şüpheli için yakalama emri düzenlenebilir (CMK m.98/1).
Yakalama, hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin, gözaltına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce, fiilen özgürlüğünden yoksun bırakılarak denetim altına alınmasıdır. Bu husus, Yakalama, İfade Alma ve Gözaltına Alma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde de tanımlanmaktadır.
Makale İçeriği
- Özet Bilgi
- Adli Yakalama Yetkisi: Herkesin ve Kolluğun Yakalama Yapabilmesi (CMK 90)
- Herkes Tarafından Yakalama
- Kolluk Görevlilerinin Yakalama Yetkisi
- Şikâyete Bağlı Suçlarda Yakalama ve İstisnalar
- Yakalama Türleri: Müzekkeresiz Yakalama ve Yakalama Emri (Müzekkereli Yakalama)
- Müzekkeresiz Yakalama (Fiili Yakalama)
- Müzekkereli Yakalama (Yakalama Emri veya Kararı)
- Soruşturma Evresinde Sulh Ceza Hâkimi Tarafından Yakalama Emri
- Savcılık veya Kolluğun Yakalama Emri
- Kovuşturma Evresinde Mahkemenin Yakalama Emri (CMK 199)
- Kaçak Sanık Hakkında Yakalama Emri (CMK 247–248)
- Yakalanan Kişinin Hâkim Önüne Çıkarılması ve Serbest Bırakılması (CMK 94)
- Yakalamaya İtiraz ve Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı
- Yakalamaya İtiraz Hakkı (CMK 91/5)
- Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı
- Yakalamanın Uygulanması, Kelepçe Kullanılması ve Yakalanan Kişinin Temel Hakları
- Kelepçe Takılmasının Şartları (CMK 93)
- Yakalanan Kişinin Haklarının Bildirilmesi
- Yakalanan Kişinin Nezarethaneye Alınması, Sağlık Kontrolü, Yakınlara Haber Verme ve Yargıtay Uygulaması
- Yakınlara Haber Verme Yükümlülüğü
- Sağlık Kontrolü ve Muayene
- Nezarethaneye Alınmadan Önce Güvenlik Araması ve Eşyaların Muhafazası
- Herkesin Yakalama Yetkisine İlişkin Yargıtay Kararı Örneği
Yakalama, ceza muhakemesinde bir koruma tedbiri niteliği taşır ve bu nedenle geçicidir. Koruma tedbirlerinin ortak amacı; soruşturma ve kovuşturmanın sağlıklı yürütülmesi, delillerin korunması ve şüpheli veya sanığın kaçmasının engellenmesidir. Yakalama tedbiri de, çoğu zaman kişiyi gözaltına alma veya tutuklama amacıyla ara aşama niteliğinde uygulanmaktadır.
Yakalamaya ilişkin temel hükümler CMK m.90–98 arasında düzenlenmiş, yakalama emri, yakalamanın süresi, yakalanan kişinin hâkim önüne çıkarılması, hakları ve itiraz imkânları ayrıntılı şekilde ortaya konulmuştur.
Adli Yakalama Yetkisi: Herkesin ve Kolluğun Yakalama Yapabilmesi (CMK 90)
Herkes Tarafından Yakalama
Adli yakalama, suç işlendikten sonra şüpheli kişinin yakalanmasıdır. CMK m.90/1 uyarınca, resmi görevi olsun ya da olmasın, aşağıdaki hâllerin varlığı halinde herkes (her vatandaş) geçici yakalama yapma yetkisine sahiptir:
- Kişiye suçu işlerken rastlanması (suçüstü hâli),
- Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma ihtimalinin bulunması veya kimliğinin hemen tespit edilememesi.
Bu durumda suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması veya tamamlanmış olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Kişi, suçu işlerken veya hemen akabinde izlenirken suçüstü hâli mevcutsa, herkes tarafından yakalama yapılabilir; yakalanan kişi derhâl kolluğa teslim edilmelidir.
Kolluk Görevlilerinin Yakalama Yetkisi
Kolluk görevlileri (polis, jandarma vb.), suçüstü hâllerinde herkes gibi yakalama yapma yetkisine sahip olmakla birlikte, kanun ve yönetmeliklerle kendilerine tanınan daha geniş bir yetki çerçevesinde hareket ederler.
CMK m.90/2 ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre kolluk, özellikle:
- Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısı veya amirlerine derhâl ulaşmanın mümkün olmadığı hâllerde,
- Hakkında yakalama emri çıkarılması veya tutuklama kararı verilmesi gereken kişiler,
- Suçüstü veya suça teşebbüs hâlinde, haklarında kuvvetli iz, emare ve delil bulunan şüpheliler,
hakkında doğrudan yakalama yapma yetkisine sahiptir.
Yönetmelik uyarınca kolluk ayrıca:
- Kolluğun kanuni emir ve tedbirlerine uymayanları,
- Görevli kolluğa fiilen karşı koyan, direnç gösteren ve yakalanmadığı takdirde eylemlerine devam etme ihtimali bulunan kişileri,
- Haklarında yakalama emri veya tutuklama kararı bulunanları,
- Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi alan, satan, bulunduran veya kullananları,
- Halkın huzur ve sükûnunu bozacak derecede sarhoş olanları veya saldırgan davrananları,
- Toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, madde veya alkol bağımlısı, bulaşıcı hastalık taşıyan ve tedbir kararına aykırı davranan kişileri,
- Çocuk bakım/yuvalarına veya benzeri kurumlara yerleştirilmesine karar verilen çocukları,
- Usulsüz şekilde ülkeye giren veya hakkında sınır dışı/geri gönderme kararı bulunanları,
yakalayabilir.
Ayrıca, kimliğini belgeyle veya güvenilir kişilerin tanıklığıyla ispat edemeyenler, ya da sunduğu belgelerin doğruluğundan şüphe edilenler hakkında da, gerçek kimlikleri ortaya çıkarılıncaya kadar en fazla yirmi dört saat süreyle yakalama ve muhafaza altına alma tedbiri uygulanabilir. Bu süreçte kişiye kimliğini ispat edebilmesi için gerekli kolaylık sağlanmalıdır.
Şikâyete Bağlı Suçlarda Yakalama ve İstisnalar
Takibi şikâyete bağlı suçlar, mağdur şikâyette bulunmadıkça resen soruşturulamayan suçlardır. Kural olarak bu tür suçlarda ne kolluk ne de herhangi bir vatandaş kendiliğinden yakalama işlemi yapamaz. Örneğin, basit hakaret suçu işlendiğinde, yalnızca bu fiile dayanılarak kişiyi yakalamak mümkün değildir.
Ancak CMK m.90/3 ile önemli bir istisna getirilmiştir. Aşağıdaki kişilere karşı:
- Çocuklara,
- Beden veya akıl hastalığı bulunanlara,
- Malûl veya güçsüz olup kendini idare etmekten aciz kişilere
karşı suçüstü hâlinde suç işlenmesi durumunda, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olsa dahi, yakalama işlemi şikâyet koşuluna bağlanmamıştır. Bu hâllerde herkes tarafından, ayrıca kollukça da doğrudan yakalama yapılabilir.
Bu düzenleme ile, kendini koruma imkânı zayıf olan kişilerin ve toplumsal korunma ihtiyacının ön plana çıkarılması amaçlanmıştır.
Yakalama Türleri: Müzekkeresiz Yakalama ve Yakalama Emri (Müzekkereli Yakalama)
Müzekkeresiz Yakalama (Fiili Yakalama)
Müzekkeresiz yakalama, somut olaydan doğan suç şüphesi nedeniyle, kişi hakkında henüz bir yakalama emri veya mahkeme kararı bulunmaksızın, fiilen özgürlüğünün kısıtlanması hâlidir.
Bu yakalama türü, CMK m.90/1–2’ye dayanmaktadır ve:
- Herkes tarafından yapılabilen suçüstü yakalamaları,
- Kolluğun gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yaptığı yakalamaları
kapsar. Burada esas olan, fiili durumdan doğan zorunluluk sebebiyle kişinin derhâl denetim altına alınmasıdır.
Müzekkereli Yakalama (Yakalama Emri veya Kararı)
Yakalama emri, kural olarak çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli/sanığın zorla getirilmesini sağlamak amacıyla düzenlenir.
Soruşturma Evresinde Sulh Ceza Hâkimi Tarafından Yakalama Emri
CMK m.98/1 uyarınca:
- Soruşturma aşamasında, çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında,
- Cumhuriyet savcısının istemi üzerine,
sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir. Ayrıca, tutuklama talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiğinde, itiraz mercii de yakalama emri çıkarabilir.
Savcılık veya Kolluğun Yakalama Emri
CMK m.98/2 gereğince, daha önce yakalanmışken kolluğun elinden kaçan şüpheli veya sanık ile ceza infaz kurumundan veya tutukevinden kaçan hükümlü/tutuklu hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk amirleri de yakalama emri düzenleyebilir.
Kovuşturma Evresinde Mahkemenin Yakalama Emri (CMK 199)
Dava açıldıktan sonra kovuşturma aşamasında, mahkeme, sanığın duruşmaya getirilebilmesi için her zaman yakalama emriyle getirilmesine karar verebilir. Bu karar, sanığın duruşmadan kaçması, çağrılara rağmen gelmemesi veya yerinin tespit edilememesi gibi hâllerde sıkça uygulanmaktadır.
Kaçak Sanık Hakkında Yakalama Emri (CMK 247–248)
Kaçak, hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yurtdışında bulunan ve bu nedenle kendisine ulaşılamayan şüpheli/sanığı ifade eder.
CMK m.98/3 ve m.247–248 uyarınca:
- Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında, re’sen veya savcının istemi üzerine hâkim yahut mahkemece yakalama emri düzenlenebilir.
- Kaçak hakkında ayrıca yokluğunda tutuklama kararı verilebilmesi de mümkündür.
Yakalanan Kişinin Hâkim Önüne Çıkarılması ve Serbest Bırakılması (CMK 94)
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi açısından süreler son derece önemlidir.
CMK m.94/1 uyarınca:
- Yakalanan kişi, en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır.
Eğer yetkili hâkim veya mahkeme önüne fiziken çıkarılması mümkün değilse:
- CMK m.94/2’ye göre, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde veya en yakın adliyede kurulu olan sesli ve görüntülü iletişim sistemi kullanılarak (SEGBİS), yetkili hâkim veya mahkeme tarafından sorgusu veya ifadesi alınır.
İfadesi alınmak üzere yakalama emri çıkarılan kişi, mesai saatleri dışında yakalanmışsa ve belirlenen tarihte adli mercide hazır bulunmayı yazılı olarak taahhüt ederse:
- Cumhuriyet savcısı bu kişiyi serbest bırakabilir,
- Ancak bu imkân her yakalama emri için yalnız bir kez kullanılabilir,
- Taahhüdüne rağmen belirtilen gün ve saatte hazır bulunmayan kişiye, yakalama emrinin çıkarıldığı yer Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası (bin Türk lirası) uygulanır (CMK m.94/3).
Bu hükümler, yakalamanın keyfî şekilde uzatılmasını önlemeye yöneliktir ve kişi özgürlüğünün korunması bakımından büyük önem taşır.
Yakalamaya İtiraz ve Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı
Yakalamaya İtiraz Hakkı (CMK 91/5)
Yakalama, kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale eden bir koruma tedbiridir. Bu nedenle, hem soruşturma hem kovuşturma aşamasında yakalamaya karşı itiraz mümkündür.
Kovuşturma aşamasında, mahkemece verilen yakalama emri bir hâkimlik kararı olduğundan, sanığın bu karara karşı itiraz kanun yolu açıktır ve itiraz CMK’nın genel hükümlerine tabidir.
Soruşturma aşamasında, yakalama işlemine karşı derhâl serbest bırakılmayı sağlamak üzere şu kişiler sulh ceza hâkimine başvurabilir (CMK m.91/5):
- Yakalanan kişi,
- Yakalananın müdafii,
- Yakalananın kanuni temsilcisi (örneğin küçüklerde anne-baba veya vasi),
- Yakalananın eşi,
- Yakalananın birinci veya ikinci derece kan hısımları (anne, baba, çocuk, kardeş, dede, nine, torun).
Sulh ceza hâkimi, itirazı evrak üzerinden inceler ve derhâl, en geç 24 saat içinde başvuruyu karara bağlar. Yakalamanın hukuka uygun olduğuna kanaat getirirse itirazı reddeder; aksi kanaatte ise kişinin serbest bırakılmasına veya savcılık önüne çıkarılmasına karar verebilir.
Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı
Uygulamada özellikle “tutuklamaya yönelik yakalama kararı” ifadesi sıkça kullanılmaktadır. Bu karar:
- Şüpheli veya sanık hakkında yokluğunda verilebilmekte,
- Kararda çoğu zaman itiraz yoluna açık olduğuna ilişkin açık gösterim yer almasa da,
hukuki niteliği itibariyle yine bir koruma tedbiri kararıdır ve CMK m.267 ve devamındaki itiraz hükümlerine göre itiraz edilebilir.
Yakalamanın Uygulanması, Kelepçe Kullanılması ve Yakalanan Kişinin Temel Hakları
Yakalama işlemi sırasında ve sonrasında, kişi özgürlüğü ve insan onuru korunmak zorundadır.
Kelepçe Takılmasının Şartları (CMK 93)
Yakalanan ve bir yerden başka bir yere nakledilen kişilere kelepçe takılması kural değil istisnadır. CMK m.93 gereğince:
- Kişinin kaçacağına dair somut belirtiler varsa,
- Kendisinin veya başkalarının hayatı ve beden bütünlüğü bakımından açık bir tehlike söz konusuysa,
kişiye kelepçe takılması mümkün hâle gelir. Bu şartlar mevcut değilse salt kolaylık, alışkanlık veya görüntü gerekçesiyle kelepçe takılması hukuka uygun olmayacaktır.
Yakalanan Kişinin Haklarının Bildirilmesi
Yakalama işlemi sırasında;
- Yakalanan kişiye, suç ayrımı yapılmaksızın yakalama sebebi ve kendisine yöneltilen iddialar,
- Susma hakkı, müdafiden yararlanma hakkı, yakalamaya itiraz hakkı ve diğer kanuni hakları,
- Bu hakları nasıl kullanabileceği,
derhâl, mümkünse yazılı, hemen mümkün değilse sözlü olarak bildirilmelidir.
Kolluk tarafından yapılan yakalama işlemi, derhâl Cumhuriyet savcısına haber verilir. Yakalamanın ve varsa gözaltı süresinin uzatılmasının savcılık emrine dayandığı, yakalananın talebi üzerine bir yakınına veya belirlediği kişiye gecikmeksizin bildirilir.
Yakalama işlemi mutlaka tutanağa bağlanır. Bu tutanakta:
- Hangi suç nedeniyle yakalandığı,
- Yakalamanın hangi yer, zaman ve koşullarda gerçekleştiği,
- Kimler tarafından yakalama yapıldığı,
- Haklarının kendisine anlatıldığı,
açıkça yazılır ve bir örneği yakalanan kişiye verilir. Ayrıca, haklarının yazılı bulunduğu ve kişinin anladığını imzaladığı “Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı / Şüpheli ve Sanık Hakları Formu” düzenlenir.
Yakalanan Kişinin Nezarethaneye Alınması, Sağlık Kontrolü, Yakınlara Haber Verme ve Yargıtay Uygulaması
Yakınlara Haber Verme Yükümlülüğü
Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin:
- Yakalandığı,
- Gözaltına alındığı veya
- Gözaltı süresinin uzatıldığı,
Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya kişinin belirlediği başka bir kişiye bildirilir.
Bu bildirim; yanında bulunan kişi aracılığıyla, telefonla veya gerektiğinde başka kolluk birimleri üzerinden yapılabilir. Yabancı uyruklu kişiler bakımından, yazılı olarak karşı çıkmadıkları sürece durum vatandaşı oldukları ülkenin diplomatik temsilciliklerine de bildirilebilir.
Sağlık Kontrolü ve Muayene
Yakalanan kişi:
- Zor kullanılarak yakalanmışsa,
- Gözaltına alınacaksa,
- Gözaltı süresi uzatılacaksa,
- Yer değişikliği yapılacaksa veya serbest bırakılacak/adli mercie sevk edilecekse,
mutlaka hekim kontrolünden geçirilir.
Hekim raporları:
- Yakalanma anındaki sağlık durumunu,
- Gözaltı sürecinde meydana gelen olası değişiklikleri,
ortaya koymak amacıyla düzenlenir. Bu raporlar gizlilik kurallarına uygun şekilde üç nüsha olarak tanzim edilir; bir nüsha sağlık kuruluşunda kalır, diğer nüshalar Cumhuriyet başsavcılığına ve ilgili dosyaya gönderilir, ayrıca bir örneği de yakalanan kişiye veya müdafiine verilir.
Hekim muayenesinde işkence, eziyet veya kötü muamele bulgusu tespit edilirse, durum derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir ve ilgili mevzuat çerçevesinde işlem yapılır. Muayenede hekim ile yakalanan kişinin yalnız kalması esas olup, güvenlik endişesi hâlinde kolluğun gözetiminde muayene yapılması talep edilebilir.
Kadınların muayenesi, mümkün olduğunca kadın hekim tarafından veya kadın sağlık personeli nezaretinde gerçekleştirilir.
Nezarethaneye Alınmadan Önce Güvenlik Araması ve Eşyaların Muhafazası
Gözaltı birimine getirilen kişi, nezarethaneye konulmadan önce:
- Üst aramasına tabi tutulur; kemer, kravat, kesici-delici aletler gibi kendisine zarar verebilecek nesnelerden arındırılır,
- Üzerindeki para ve eşyalar tutanakla tespit edilip muhafaza altına alınır; tutanağın bir sureti kişiye verilir,
- Kadınların üst ve beden araması, kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilen bir başka kadın tarafından yapılır.
Bu işlemler hem kişinin can güvenliğini sağlamak hem de nezarethane düzenini korumak amacıyla yapılmaktadır.
Herkesin Yakalama Yetkisine İlişkin Yargıtay Kararı Örneği
Yargıtay’ın uygulamasında da CMK m.90/1’de düzenlenen herkesin yakalama yetkisi vurgulanmaktadır. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2017/4542 sayılı kararında özetle:
- Sanığın, kendi konutunda eşini mağdur ile birlikte suçüstü yakaladığı,
- Mağdurun kaçmasını engellemek için iple bağlayıp polis çağırarak kolluğa teslim ettiği,
- Bu durumda sanığın, konut dokunulmazlığının ihlali suçu sırasında suçüstü hâlinde yakalama yapan kişi konumunda olduğu,
kabul edilmiş; CMK m.90 uyarınca herkesin, kişiye suçu işlerken rastlanması hâlinde geçici yakalama yapabileceği belirtilmiş ve sanığın eyleminde hukuka uygunluk sebebi bulunduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Bu karar, herkes tarafından yakalama yetkisinin sınırlarını ve hukuka uygun kullanımının ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğini somut biçimde göstermektedir.
Hukuki Denetim Muhammet Sarıkaya • Denetlenme Tarihi: 23 Aralık 2025Từ khóa » Cmk 90
-
CMK Madde 90 Yakalama Ve Yakalanan Kişi Hakkında Yapılacak ...
-
Yakalama Nedir? -CMK 90 - CMK 98 » Melih SAATÇI
-
Yakalama Nedir? (CMK Madde 90) - Bilgic Hukuk
-
Caroline Marlén Kvien (@cmk.90) • Instagram Photos And Videos
-
[PDF] CEZA MUHAKEMESİ KANUNU Kanun Numarası : 5271 Kabul Tarihi
-
Image 90. The Subtleties Of CMK Are In The Detail (3) - Living Archive
-
CMK | Ribosomal S6 Kinase (RSK) Inhibitor - MedChemExpress
-
Medchemexpress LLC HY-52101 25mg , CMK CAS:821794-90-5 ...
-
CMK TECHNOLOGIES · 203 Serangoon Central, #01-90, Singapore ...
-
Rotating AWS KMS Keys - AWS Key Management Service
-
White Universal Extendable Projector Ceiling Mount Kit, Cmk-90