Adam - Sayfa 19 - Ekşi Sözlük

gündem

gündeminizi kişiselleştirin:
  • #spor
  • #siyaset
  • #anket
  • #ilişkiler
  • #ekşi sözlük
  • #yetişkin
  • 16 mart 2026 vicco rezaleti 144
  • cevizli baklavanın fıstıklıdan daha güzel olması 211
  • ben öldükten sonra dünyanın devam etmesi 73
  • 17 mart 2026 iran'ın dubai havalimanını vurması 57
  • 2. abdülhamid'in günde 18 saatten fazla çalışması 172
  • kişinin özgürlüğünü kısıtlayan en büyük şey 237
  • gabriel sara 185
  • ilber ortaylı 206
  • kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi 116
  • sabah birası 177
  • kendisinden hoşlanıldığını anlamayan erkek 121
  • 1500 yıllık mozaikte kıskananlar çatlasın yazması 61
  • 2026 turizm krizi 243
  • 16 mart 2026 serhat akın'ın yayını terk etmesi 274
  • 16 mart 2026 netanyahu'nun paylaşımı 279
  • yaşar nuri öztürk 107
  • otobus yolculugunda başınıza gelen en kötü şey 41
  • türkiye'deki psikologların kötü olması 210
  • 1-evlenmeyin 2-evlenmeyin 3-evlenmeyin 104
  • 200 tl'lik banknot 230
  • dlss 5 119
  • her şeye rağmen insanı hayatta tutan motivasyon 53
  • güzel gözlü kadın vs güzel götlü kadın 99
  • macbook neo 52
  • tinder okcupid happn bumble badoo yüklü telefon 42
  • binyamin netanyahu 58
  • hiç tanışmamış olmayı dilemek 58
  • kadınların çok açık giyinmesinden rahatsız olmak 88
  • özlem tekin 29
  • 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı 147
  • galatasaray'ın hakemler sayesinde lider olması 95
  • sean penn 20
  • 40 yaşından sonra gözlerin bozulması 90
  • iran'ı türkiye dostu zannetmek 29
  • evrim ölüme neden çare bulamadı 128
  • sabah kakasını iş yerinde yapan insan modeli 96
  • ruh eşini bulmak 64
  • amerika iran savaşı 70
  • iyi insanlar nerededir ve onları nasıl buluruz 52
  • timothee chalamet 88
  • serhat akın 48
  • one battle after another 44
  • trump'ın nato'yu iran savaşına dahil etme isteği 65
  • 16 mart 2026 ibb davasına bakan hakimin talebi 64
  • fenerbahçe 44
  • donald trump 33
  • bir erkek nasıl kaybedilir 45
  • 16 mart 2026 ibb davasının halka kapatılması 49
  • netanyahu'nun kahveci paylaşımı 94
  • uçak yolculuğu sırasında tuvalete giden tip 65
daha da ... adam şükela
  • son 24 saat
  • son 1 hafta
  • son 1 ay
  • son 3 ay
  • tümü
  • hakkında bu kadar az entri girilmesi üzücü olan asperger sendromlu bir adamla normal bir kadının ilişkisini anlatan film. evet üşenmedim baktım entrilerin hepsine. heralde en fazla 25-30 entri yazılmıştır.açıkçası ben hiç sıkılmadan izledim filmi. ancak bir filmi hem yazıp hem yönetmek herkesin harcı değil. belki filmi yazan kişi yönetmeyip farklı biri yönetseydi çok daha vurucu bir iş çıkabilirdi ortaya bilmiyorum. ama adam'ı canlandıran aktör çok çok iyi ve ölçülü oynamış. filmi izlerken hep bunu düşündüm.ayrıca film bana asperger sendromu diye bir rahatsızlığı öğretti. aslında normal olmak bulunmaz bir nimet diye düşündüm. bu sendroma sahip kişiler genelde çok akıllı oluyorlar ama eq denilen şey hiç yok. insanların yüzlerinden hiçbir duyguyu anlayamamak ve empati yapamamak çok zor bir şey olmalı. vallahi düşünemedim bile hayatı ne kadar zorlaştıracağını. bu sendroma sahip çocukları olan ailelere de allah kolaylıklar versin inşallah. ama hayatta saçma sapan şeylere üzülüyoruz ya aslında sağlıklı ve normal olduğumuz için ne kadar da şanslı olduğumuzu kaçırıyoruz hep bu yüzden belki de.daha çok ilgiyi kesinlikle hak eden bir film. seyredin bence. içinizi ısıtacak, sizi ümitlendirebilecek bir film. adam bile kendisi için bu kadar zor olmasına rağmen nerden nereye geldi? biz niye başaramayalım ki? belki de yönetmenin bize anlatmak istediği buydu.
  • (bkz: adam diye kime denir?/#48784130)
  • bir adam sevmiştim, çok güzeldi. beni kırdıktan sonra bile "sen yine de çok güzelsin, en güzelsin" derdim ona. bir adam sevmiştim o da beni öyle seviyor sanıyordum. bir adam sevmiştim ilk tercihim, tek tercihimdi, oysa onun son tercihi bile değildim, rüyamdaydı o sahneler.bir adam sevmiştim, çok güzeldi, artık değil.... adam mı değil güzel mi değil yoksa sevgi mi değil... elde var sıfır. nokta.
  • ben bu şarkıyı dinleyince sanki kendimi uçurumun başında hissediyorum. farklı düşüncelere sokan bir müziği de var.
  • "ama çok karanlık adam, onlar da kararmışlarkararır insan, diğer insanlar da bunu alkışlar" sözleri ile pek naif bir yüzyüzeyken konuşuruz eseri. özellikle yağmurlu akşamlarda tüketiniz.
  • bazı şarkılar var ne zaman dinlenirse dinlensin hep aynı duygular... bi zaman defalarca dinlenilen, sonra unutulan. yıllar sonra hatırlanan. tekrar aynı keyif, aynı heyecan, aynı aynı aynı. her şey aynı... "sevip de söyleyemediğim şarkılar var. bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler... keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları!"
  • oğuz atay'ın beyaz mantolu adamı için yazılmış gibi duran yüzyüzeyken konuşuruz şarkısı.
  • aldığı imdb puanını hak eden film. asperger sendromu gayet anlaşılır bir şekilde anlatılmış. artı olarak inanılmaz çekici ve güzel rose bryne'i doya doya izleyebiliyorsunuz.
  • kimileri üzerine sevda türküleri tutturuyor. tutturulmayacak gibi bir şey değil, kaç bin yılda bir başa geliyor ki? aşkı gözünde ve gönlünde büyüten insanları hiç anlamazdım, küçük prensin çiçeği gibiydim bir zaman. aranızda aşk kavramını hala anlamayan varsa henüz başına gelmemiş demektir. bazı aşklar 3 gün sürüyor 16 kişi ölüyor. bir adam var sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemeyeceğim. geçmişimde bir arzuya gitmek istediğim tek bir an bile yok şimdi. ancak o anların içerisindeyken, geri dönmek isteyeceğimi düşünmüşümdür hep. zaten dönmek isteseydim de dönebilecek miydim bilmiyorum. geçmiş çoğu insanın sahip olmak istediği ama sahip olamayacağı bir şey. zaman çarkı dönüyor, desen dilediğini dokuyor. tüm geçmiş zamanlar, anılar birer gölge birer enkaz olmaktan bir adım öteye gidemiyorlar. hepinizin "şimdi" adını verdiği zaman aralığında yine dönüyor benim tüm çarklarım. şimdi dediğimiz zaman aralığının benden talep ettiği şey artık çok ağır. üzerinde harfler olan kızgın bir demirle dokunuyor bana. önce soyuyor beni tamamen sonra kızgın demiri vücudumun her noktasında gezdiriyor canı istediğinde daha bir hiddetle bastırıyor. izler kalacak eski izlerin üzerinde, bazıları neredeyse aynı noktada ve aynı izler. her yenisi, eskisini derinleştiriyor. ben şimdi bir şarkı dinliyorum ama sana bu şarkıyı dinlediğimi söyleyemiyorum. senin şimdinde ne var bilmiyorum bu yüzden sessizim. birilerinin seni soyup üzerine izler bırakıp bırakmadığını bilmiyorum. şarkı dinleyip sessiz olup olmadığını bilmiyorum. seni bilmiyorum ama sen de beni bilmiyorsun. izlerim biliyor. aynı şarkıyı dinleyen 3.140.784 kişiyi kendime yakın hissediyorum. benimle aynı zaman diliminde olmasalar bile benim dinlediğim şeyleri dinleyip, izlediğim şeyleri izlemiş, okuduğum şeyleri okuyup, düşündüklerimi paylaşmış olabilecek insanlar. sonra onlardan milyonlarca kilometre uzakta olduğum geliyor aklıma.başka bir gezegende olduğum.şimdi sen beni sokakta gördüğün yavru kediye benzetiyorsun. biraz durup seveceksin. küçük bir an durup, gülümseyerek kafamı okşayacak vaktin var. ne kadar şirin olursam olayım beni evine götürmeyeceksin. sen arkanı dönüp gittiğinde surat ifademi, çıkarttığım sesleri görüp, duymayacaksın. hiçbir çark bu gerçeği değiştirecek kadar güçlü dokunmuyor zamana. tüm bu duygusal kelime oyunlarına rağmen biliyor musun yine de hangimizin sokaktaki yavru kedi olduğunu henüz bilemiyorum. işte bu durum hüzün kelimesinin kafamdaki deli sorulara cevap bulması. kızgın demirin geliyorum demesi aynı zamanda bir yitimin de elçiliğini yapar. onu, yani kalbini acıtanı yitirme korkusu, daha doğrusu aşkın nesnesini yitirme korkusu insanı yaratıcı kılar ve bu bir çeşit enerji kaynağıdır. tıpkı hayatın değerinin farkına sadece hastalıkta varışımız gibi. ancak her küçük ve büyük tüm şeylerin yok olacağını bilecek kadar yüzüklerin efendisi okudum. olanlar ve yok olanlar için üzülen biriyimdir aslında. yine de olabilecek olanların asla olmayacak olduğu gerçeğini görmek beni her zaman için daha derinden üzmüştür. bak zamandan ve senden bahsederken nerelere geldik. bu yüzden romantik değil "gizli romantik" olabilmişimdir hep. renkleri duymak ve sesleri görmek her romantiğin harcı değildir. sen varsın ve yok olacaktır her şey. genelde bitişik yazarım ama bu sefer ayrı. sonuç olarak kendime soruyorum. neden?
  • yıllar sonra edit : sözlerin büyük bir kısmı sibel alaş'ın şiiriymiş. mustafa sandal şarkıyı onun için tamamlayıp , besteleyip aranjmanını yapmış. baştaki şiir kısmı da sibel alaş'ın yine farklı bir karalamasıymış. onu da oraya eklemek yine musti'nin aklına gelmiş.sözü ve müziği mustafa sandal'a ait olan sibel alaş'ın aynı isimli albümünün çıkış parçası. aranjmanıyla esintisiyle buram buram mustafa sandal kokan parça. mustafa sandal'ın chill out aranjmanlarına sahip onlarca parçalarından biri. bi programda da bu şarkıyı sibel alaş a nasıl verdiğini anlatmıştı. aynı dönem gölgede aynı albümüne de hazırlanan musti millete de şarkı yetiştirmekte ve bir yandan da prodüktörlüğe soyunmakta. sibel alaş a araba şarkısını vermeyi teklif eder ve aralarında bir anlaşmazlık olar sibel arabayı söylemek istemez onun yerine mustafa raftan adam şarkısını sibel alaş ın önüne getirir ve şarkı böylece albüme girer. benzer chill out tarzı aranjmanlara sahip musti parçaları:beni aldattınbeni ağlatmasuç bendedenize doğrugidenlerdenfıkramevcutalkışlarla

ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek, oylamak, mesaj yazmak için giriş yapmalısın.

kayıt ol hesabın var mı? giriş yap ilişkiler,programlama,sinema,edebiyat

bu özelliği kullanmak için reklamsız üyeliğe sahip olmanız gerekmektedir. mobil uygulamamızı indirerek reklamsız aboneliğinizi başlatabilirsiniz.

Từ khóa » Hugh Dancy Ekşi